Ruhsal Yorgunluktan Kurtulmak

Ruhsal yorgunluk; stres, gerginlik, endişe, korku gibi durumların artığı zamanlarda psikolojik olarak rahatsız hissedip insanın ruhen ve bedenen kendini rahatsız hissetmesidir.

Huzursuz hisseder ve ne kadar dinlenseniz de bedeninizdeki yorgunluk bitmez. Hiçbir şey yapmak istemezsiniz. En sevdiğiniz yemekten, spordan ve hobilerden bile zevk almaz hâle gelirsiniz.

Kısacası, gün boyu hareket etmesek dahi vücudumuzda ağrılar, zihinsel olarak yorgunluk hissi, hiçbir şey yapmak istememek ve daha nice sıkıntı yaşarız.

Kendi kendine soruyor insan: “O kadar çok hareketli bir iş de yapmadım üzerimdeki ağırlığın sebebi nedir?”

Üzerimizdeki ağırlığın sebebi şunlardır;

  1. Endişelerimiz
  2. Korkularımız
  3. Hayallerimizin gerçekleşmemesinden kaynaklı umutsuzluk hissi
  4. Herkesin işine koşturmaktan kendine özel zaman ayıramamak
  5. Sevgi enerjisini bir kişiye odaklamak
  6. Ruhun içindeki enerjiyi harekete dönüştürmemek, sürekli hareketsiz kalmak
  7. Negatif düşüncelere yoğunlaşmak
  8. Dengesiz beslenme
  9. Uyku düzeni bozukluğu

Tabi diyoruz ki şu an sebebi önemli değil, önemli olan kısım şu “Nasıl kurtulacağız bu ruhsal yorgunluktan?” Bakalım ruhsal yorgunluktan kurtulmak için bizim çözümlerimiz neler?

1. Endişelendiğiniz şeyler başınıza gelse en kötü ne olur?

Bu soruyu kendinize sorun ve cevabının aslında o kadar da kötü olmadığını göreceksiniz. Psikolojik olarak ve ruhen rahatladığınız için de ruhsal yorgunluğunuz hafifleyecek.

2. Korkularınızın gerçekleşme ihtimali nedir? Korkularınızın gerçekleşmesiyle en kötü ne olur ve nasıl bir çözüm yolu izlersiniz?

Bu soruları düşünün. Cevaplarını bulduğunuzda korktuklarımız başımıza gelse de gerçekten dünyanın sonu olmadığını fark edeceksiniz. Hayat her şekilde devam ediyor. İnişler çıkışlar her gün bizimle. Mesele pes etmeden sakinliğimizi koruyarak ilerlemekte.

3. Hayalleriniz gerçekten hayal mi?

Hayallerinizi düşünün. Gerçekten ulaşılması imkansız hayaller mi bunlar? Mesela gitar çalmayı öğrenmek değil de daha gitar çalmayı bilmeden gitar çalarak ünlü olmak gibi bir hayaliniz mi var? Kısa süreli hayaller kurun. Uzun vadeli ya da fenomen olmak gibi gerçekleşme ihtimali düşük hayallere odaklanmayın. Hayal kırıklığı yaşamak istemiyorsanız gerçek hayaller kurun.

4. Önce ben!

Önce kendinizin ihtiyaçlarını karşılayın, sonrasında etrafınızdaki işleri yapın. Kendi işlerinizi sıraya koyun ve biri size iş verdiğinde “bu işimi halledeyim seninkine de bakarım” şeklinde cevap verin. Ruhunuzu yormayın.

5. Sevilmeye değer insanlar çok!

Bazen bazı insanlar sevginin değerini göremezler. Çocukken sevgi nedir bilmedikleri için sevilmenin değerini anlayamazlar. Bu insanlar için kendinizi üzmeyin. Tek bir kişiye sevginizi akıtmayın. Huzur evlerine gidin, yetimhaneleri ziyaret edin. Hayvan barınaklarında hayvanları sevin. İşinizi, ailenizi, en önemlisi kendinizi sevin. Birinin sizin sevginizin değerini görmemesi sevilmediğiniz anlamına gelmez. Etrafınıza bakın ve tek bir kişiye yoğunlaşmayın. Sevginizi paylaştırmazsanız ruhsal olarak bu sevgi enerjisinin ruhunuzda kalması sizi yorar.

6. Harekette bereket vardır!

Hareket halinde olmayıp yatarak dinleneceğinizi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Dinlendikçe daha da yorgun ve halsiz hissedeceksiniz. Spor yapın, hareketli kalın. Gerekirse ailenizde işi olanların işini hafifletin hem psikolojik olarak yardım ettiğiniz için mutlu olursunuz hem de ruhunuz içindeki enerjiyi dışarı aktararak rahatlar. Enerji sürekli ruhun içinde dolandıkça sizi yoracaktır.

7. Pozitif enerjide kalın.

Negatif enerji sizi hep kötülüğe götürecektir. Pozitif kalırsanız ruhunuzun üzerinden o kara bulutlar kalkacak emin olun.

8. Sağlıklı beslenin.

Sağlıksız besinler sadece vücudumuzu etkilemiyor. Ruhumuza da negatif enerjiler yolladığı için sizi yoracaktır. Sağlıklı ve doğal besinler yemeye gayret edin.

9. Saat 10 yatağa kon!

Saat 10′ dan sonra uyuduğunuz uyku size pek bir fayda vermeyecektir. Aksine daha da uyumak isteyeceksiniz. Ve uykuya doyamayacaksınız. Çünkü asıl uyku hormonları saat 10 ile 3 arasında salgılanır. Uykunuzu düzene sokmak için uzmanlardan destek alabilirsiniz.

Ruhumuz ve vücudumuz bu dünyada bizim için en değerli iki şey. O yüzden vücudunuza ve ruhunuza iyi bakın. Öyle anahtar deliğinden bakmakla olmaz tabi! Anladınız siz beni.. 😉

About Kübranur Ateş

Kübranur Ateş, 1998 yılında Bursa'da doğdu. Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. Şu anda Atatürk Üniversitesi Sosyal Hizmetler Bölümü 1. Sınıf ve Anadolu Üniversitesi Dış Ticaret 1. Sınıf öğrencisi. Spiritüel ve psikolojik konularda kendini geliştiriyor. Bioenerji Master olarak şu anda çeşitli bireysel çalışmalar yapıyor. Hobileri; blog yazıları yazmak, kitap okumak ve resim çizmek.