Kızgınım verdiğim değerin karşılığını alamadığım için. Ne kadar çabalasam da kimseye yaranamadığım için. İnsanlara yaranmak için çabaladığım için. Yaptığım hatalardan dolayı kızgınım kendime. Kızgınlıklarımdan dolayı yorgunum birde. Kızgınken yaptıklarımdan, kırdığım insanlardan dolayı pişmanım. Başlarda kızıp kalp kırdıktan sonra ya da
Yazar: Kübranur Ateş
Korkularımıza Özgürlük!
Hayatımın mahfolmasından korkarım ben en çok. Yaptığım hatalarla hayatımı mahvetmekten korkarım. Büyük hatalar yapmaktan korkarım. Yaptıklarımdan pişman olmaktan korkarım. Sınavlarda çalışıp çalışıp kazanamamaktan, hayal kırıklığına uğramaktan korkarım. Hayatı tam anlamıyla yaşayamamaktan korkarım. Korkularımdan korktuğum için korktuklarım başıma gelir hep. Sakince
Kabullenirsen Gülebilirsin!
Ağlamak üzer beni ağlamak istemem. Kızıp etrafımdaki insanların kızgınlıkla kalplerini kırmak istemem. Kırıldığımda o kırgınlığı bütün gün üzerimde taşımak, sınavda bile kırgınlığımı düşünmek istemem. Hep gülmek isterim. Sende gülmek ister misin benimle? Gülmeyi başardım. Kızdığımda, acı çektiğimde bile gülmeyi başardım.
Mutluluğun Anahtarı
Bir anahtar almışız elimize ‘mutluluğun anahtarı’ koymuşuz adını. Anahtarın uyacağı kapıyı arayıp duruyoruz. Ara ara ara… Yok. Hiçbir kapıyı açmıyor bu anahtar. Gözlerinizi etrafınızdan çekin. Yüreğinizin sağ köşesine bakın. İşte tam orası mutluluğun anahtarı. Kendinize olan sevginizdir ‘mutluluğunuzun anahtarı’. Ne
Gören Körleriz
“Ne yapacağımı bilmiyorum. Bu derdin altından nasıl kalkacağımı… Nasıl tekrardan güleceğimi… Mutluluk ne zaman bu kadar uzak olmuştu bana? Peki ya hayat bu kadar yorucu ve zor muydu gerçekten? Huzuru, mutluluğu neden pazardan aldığımız meyveler gibi parayla alamıyoruz? Alabilseydik yüzbinlerimi
Güzelliklere Odaklan Hayatın Güzelleşsin!
Uzun zamandan beri gerek psikolojiyle alakalı videolar izleyip kitaplar okuyup duruyorum. Ve hepsinin ortada buluştuğu bir nokta var! “Neye odaklanırsan onu büyütürsün!” Nasıl mı? Mesela bir çiçek düşünün bu çiçeği her gün sularsanız büyür değil mi? Peki ya sadece içinde
Kurtarıcı
Bataklıktasındır, çırpındıkça dibe battığını hissedersin. Beklersin… Biri gelsin seni o bataklıktan çıkarsın diye. Belki aylarca, belki yıllarca… Kendini sevip kendine güvendiğin o anda biri gelip sana bir dal uzatır o bataklıktan çıkabilesin diye. Tutunursun o dala ve yüzmeye başlarsın kıyıya,