Öfkeden Sevgiye

Kızgınım verdiğim değerin karşılığını alamadığım için. Ne kadar çabalasam da kimseye yaranamadığım için. İnsanlara yaranmak için çabaladığım için. Yaptığım hatalardan dolayı kızgınım kendime.

Kızgınlıklarımdan dolayı yorgunum birde.

Kızgınken yaptıklarımdan, kırdığım insanlardan dolayı pişmanım.

Başlarda kızıp kalp kırdıktan sonra ya da öfkeyle yapılan hatalardan dolayı duyulan pişmanlığın bir işe yaramayacağını düşünürdüm.

Fakat gördüm ki her pişmanlık benim o hatayı bir daha yapmamamı sağladı. O hatayı tekrarlamayınca pişman olmamaya başladım. Bu hatayı yapmasaydım hata olduğunu öğrenemeyecektim ki!

Kızıp kalbimi kırmasalardı insanların kalbini kırmamak için daha dikkatli cümle kurmaya çalışmayacaktım!

Kızdım, öfkelendim. Kendimi kırdım döktüm başta.

Ve bir gün öfkelerim bir işe yaradı. Araştırdım ve okudukça öfkemi kontrol etmeyi öğrendim.

Neler mi öğrendim?

An’ı yaşıyorsanız mutlusunuzdur. Öfkelendiyseniz bilinçaltınız önceden yaşadığınız bir olayla şimdiyi bağdaştırıp sizi öfkelendirmiştir! Aynı olayı yaşadığını düşünmüştür. O anda veremediği tepkiyi şimdi vermek istemiştir. Yani o anda değil geçmiştesinizdir.

Bu yüzdendir işte bazen ufacık şeylere volkan gibi patlayışımız.

Travmalarınızdır sizi öfkelendiren.

Travma; sizi derinden etkileyen, üzen, yaralayan olaylardır. Bilinçaltınıza yerleşen travmalarla o anda yaşadığınız olay arasında bir ilişki varsa öfkelenirsiniz ya da üzülürsünüz. O travmayı bulun!

Elinize bir kağıt kalem alın. Sizi öfkelendiren şimdiki olayı derince düşünüp şu soruları sorun kendinize;

1) Bu yaşadığım olayla geçmişte yaşadığım hangi olay arasında ilişki var?
2) Bu iki olay arasındaki temel sorun ne?
3) Bu olayların bana sakıncası ne? Bunları yaşadığımda ne gibi duygular hissediyorum? (Değersizlik, eziklik, güvensizlik vb.)
4) Bu duyguların, bu yaşadığım olayların bana ne gibi bir dersi olabilir? (Kendine değer vermek, kendine zaman ayırmak, herkese hakettiği değeri vermek, an’ı yaşamak geçmişe takılmamak gibi…)

Sizi kötü hissettiren duyguyu da bulduktan sonra gözlerinizi kapatın ve burnunuzdan üç derin nefes alın, ağzınızdan verin.

Parmaklarınızı şakaklarınıza yerleştirin. Ve şunları söyleyin ‘Hissettiğim bu duyguları kabul ediyorum. Bana verdikleri ders için teşekkür ediyorum. Ve artık bu duygularımı sevgiye dönüştürüyorum!’

Öfkelerinizin sevgiye dönüşmesi dileğimle…

About Kübranur Ateş

Kübranur Ateş, 1998 yılında Bursa'da doğdu. Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. Şu anda Atatürk Üniversitesi Sosyal Hizmetler Bölümü 1. Sınıf ve Anadolu Üniversitesi Dış Ticaret 1. Sınıf öğrencisi. Spiritüel ve psikolojik konularda kendini geliştiriyor. Bioenerji Master olarak şu anda çeşitli bireysel çalışmalar yapıyor. Hobileri; blog yazıları yazmak, kitap okumak ve resim çizmek.