Siz de Bahar Yorgunlarından Mısınız ?


Bahar yorgunluğunu değerlendirirken iki tarafı var aslında. Bir tarafı beynimizle alakalı. Alıştığına çok bağlı olan ve kopmak istemeyen bir beynimiz var. Hal böyle olunca mevsim geçişleri bizim beynimiz için bir stres nedeni alışana kadar.

Bahar yorgunluğunun bir diğer tarafı da havadaki negatif iyonların artması ve bunun bizim biyoritmimizi etkilemesi. Bu durumdan ne kadar etkilenildiği mevsim geçişinden önceki dönemde nasıl bir hayat yaşadığımızla çok ilişkili. Günlük yaşantımızda kötü besleniyorsak ve hareketsiz bir hayatımız varsa bu mevsim geçişlerine adapte olmakta çok zorlanırız.

Bahar yorgunu muyuz değil miyiz? Neyiz biz diyenler için işte belirtileri:

-uykusuzluk, kalitesiz uyku

-sinirlilik 

-İştahsızlık veya aşırı yeme

-Halsizlik, bitkinlik 

-kas, omuz, sırt ve boyun ağrıları

-neşesizlik 

-kabızlık, hazımsızlık, şişkinlik gibi sindirim problemleri

-ödem

-cilt kuruluğu

Burada bilmemiz gereken şey belirtiler birden olduysa bu bahar yorgunluğudur ama daha öncesinde bu sorunlar olup baharla beraber arttıysa tükenmişlik sendromu, depresyon gibi profesyonel destek gerektiren farklı sorunlar olabilir.

Peki bahar yorgunuysak neler yapmalıyız ki bu değişimden en az etkilenelim?

Bizim hayat kalitemizi etkileyen  çok önemli iki şey var: beslenme ve uyku.

Beslenme hem bedenimizi hem de ruhumuzu etkileyen önemli bir ihtiyaç. 

               Bahar yorgunluğunu atabilmek için nasıl beslenmek gerekiyor?

1)Kış mevsiminde daha çok evde oturup abur cubur gıdaları daha fazla yediğimiz için vücudumuzda oluşan toksin miktarı artar ve bu toksinlerden kurtulmamız gerekir. Bunun için en etkili içecek SU. Günlük en az 10 bardak su detoks etkisi gösterir. Aynı zamanda Bol su içmek Cilt kuruluğunu giderir.

2)Kahve, çay, kola, kakao gibi kafein içeren içecek ve besinleri olabildiğince azaltalım çünkü kafein vücudumuzdaki stresi artırır, zaten bahara geçiş vücudumuz için stresli bir dönem ve bu stresi dengelemek için bizi rahatlatacak ıhlamur,rezene, melisa, kuşburnu gibi bitki çaylarından faydalanabiliriz eğer içmemize engel bir hastalığımız ve özel durumumuz yoksa. Herhangi bir ilaç kullananlar,gebelik gibi özel durumu olanlar mutlaka doktor ve diyetisyenine danışarak onların kontrolünde tüketmeliler.

3)Çiğ sebzeler, yeşillikli salatalar, sebze çorbaları vücudun yenilenmesi için bu dönemde daha çok tercih edilmeli ve bununla birlikte rafine/işlenmiş gıdalar azaltılmalı mümkünse bu süreçte uzak durulmalı. Zaten ne yiyeceğimiz bizim kontrolümüzde. Abur cubur bir şeyi canımız çok çektiğinde zaten onu ne zaman istersek yiyebildiğimiz mesajını kendimize verelim ki zihnimiz kıtlık psikolojisine girmesin.

4)Aşırı yağlı ve baharatlı besinler sindirim sistemini yorduğu için bahara geçiş döneminde daha sınırlı yenmeli. Kırmızı et sindirimi zor bir besin olduğu için bahar yorgunluğu yaşayan kişiler beyaz et ağırlıklı menüleri tercih etsinler.

5)bahar yorgunluğuna karşı bağışıklık sistemini desteklemek için baharatlardan tarçın, zencefil, zerdeçal; sebzelerden ıspanak, semizotu, pazı, havuç, sarımsak, maydanoz, soğan; meyve olarak elma, kivi, ananas, nar, çilek tercih edilmeli.

6)”Yorgunluğu yorgunluk giderir.”

Açık havada yaptığınız 40 dakikalık hızlı tempo yürüyüş hem iyi bir uyku uyumak hem de vücudun stresini azaltmak için çok etkilidir.

7)Bahar yorgunluğunu atlatabilmek için kaliteli uyku beslenme gibi önemli. Uykunun kaliteli olması için;

-uyumadan önce ılık duş almak

-yatak odasının havalandırılması ve tam karanlık olması

-yastığa bir-iki damla lavanta yağı damlatmak ya da sprey şişeye suyla karıştırıp koyarak odaya sıkabilirsiniz tabi ki alerjiniz yoksa. Alerjiniz varsa bu maddeyi unutun?

-uyumadan 30 dakika önce telefon, televizyon gibi aletleri kapatmak.

-akşam beşten sonra çay, kahve gibi kafein içeren içecek ve gıdalardan uzak durmak

Günlük hayatta zaten sağlıklı besleniyor ve düzenli egzersiz yapıyorsanız mevsim geçişlerinden çok etkilenmezsiniz etkilenseniz de çabucak atlatırsınız. Eğer normalde düzensiz bir beslenme düzeniniz varsa sadece bahar aylarında çoğu zaman o belirtileri yaşıyor olabilirsiniz. Sağlıklı yaşam alışkanlığı kazanmak için gerçek bir diyetisyen desteği alarak işi en doğru kaynağından öğrenirsiniz ve alışkanlıklarınız kalıcı olur. İnternetten, komşudan vs. alıp uygulamaya çalıştığınız ve her seferinde bıraktığınız diyetler maalesef metabolizmanıza, sağlığınıza zarar veriyor.

”bir haftada 10 kilo verdiriyor, 3 günde bu kadar inceltiyor ” gibi iştahınızı kabartan programlar sağlığınıza zarar verebilir.

Son olarak söylemek istediğim;

Hepimizin hayattan hedefleri, istekleri, beklentileri var. Bunları gerçekleştirebilmek için pek çok şeye ihtiyacımız var ama en önce sağlıklı olmaya ihtiyacımız var. Bir başımız bile ağrısa bütün hayat enerjimiz düşüyor, basit işler gözümüzde büyüyor. Beden ve ruh sağlığımız bir bütün, bedenimiz ruhumuzun evi. Evimize iyi bakalım ki ruhumuz da huzurlu olsun. Ne zaman sağlıksız bir davranışta bulunacak olursanız aklınıza bakımsız kirli bir evi getirin. Bedeniniz ruhunuzun evi, evinize iyi bakın ki hedeflerinize ulaşmak ve hayattan tat almak için gücünüz ve zamanınız olsun?

About Hatice Kubra Kus

Kendimi bildim bileli okurum ve yazarım.Tutku, bir işi yaparken etraftan soyutlanarak sadece o şeye odaklanarak yapmakmış.Ben de yazarken böyle olduğunu farkettim.Okuma ve yazma tutkumu faydalı olmak için kullanmak istiyorum ve motivasyon ruhu ekibine katıldım?