Başarı ve Mutluluk

Başarı Nedir ?

Başarı kişiden kişiye değişir ve hiçbir insanla başka bir insanın başarı algısı aynı değildir. Kültüre, cinsiyete, ülkeye vb. göre değişir. Başarı uğruna hedefler alınır, ancak birçok insan bunu yanlış anlamıştır ve halen bu devam etmektedir. Mesela zenginlik bir çok insan için başarının hammaddesi haline gelmiştir. Ancak işler pek de öyle değildir. Zengin olmak hedef değil, aksine bir sonuçtur. Çoğu başarılı bulduğumuz insanların, yaptıklarından çok nasıl anıldıklarıyla daha çok ilgilenir hale geldik. Özellikle takip ettiğimiz rol modellerimiz çok güzel bir dizi oyuncusu olmak istiyorlar, ancak o oyuncunun o hale bürünebilmesi için ben bilmiyorum ancak spor,makyaj,diyet gibi şeyleri yapmayı pek istemiyoruz. İşte 5 adımda insanlar sana hayran olsun, 7 maddeyle kadınları baştan çıkar gibi komik başlıklarla kısa yoldan gelişip başarılı olmaya çalışmaya bayılıyoruz. Bakın başarılı olmuyoruz ‘başarılı olmaya çalışıyoruz’. Çünkü başarı bu kadar kolay bir şey değildir maalesef.

Peki Başarı Uğruna Ödenen Bedel Nedir ?

Bu pek de alışık olmadığımız bir kavram bedel. Birçok insan bedel ödemeden başarılı olabileceğinin hala inancındadır. Siz fark etmeseniz de hayat, alıp vermeyle yolumuza devam etmemizi sağlar. Arthur Schopenhauer’un da dediği gibi: “Büyük beyinler eğer mutluluk peşinde koşsaydı, insanlık olarak hiçbir ilerleme kaydedemezdik.” Bütün başarılar mutluluk dışında bir eziyeti kabul etmekle çıkıyor. Michelangelonun sistine chapelini yaparken sizce güle oynaya ve mutlulukla mı yaptı sizce? Tabii ki de hayır. Aksine bir eziyetle, yanlış hatırlamıyorsam, 6 sene boyunca didik didik ederek anatomisine aykırı bir şekilde ızdırapla işkenceyle dünyanın onu kendiyle anabilecek, kendini yansıtabilecek en güzel eserini ortaya koydu.

Nazım Hikmet Diyor ya: Yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani o derecede, öylesine ki,
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
yahut kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuvarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiçkimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel, en gerçek şeyin
yaşamak olduğunu bildiğin halde.

Nazım hikmetin de bahsettiği kişi Madame Curie biz röntgen çekilebilelim diye; röntgeni icad edebilme, x ışınını bulabilme adına; radyuma maruz kalarak bizler adına hayatına son vermiştir. İlginçtir ki Nobel’i bile kadın olduğu için (bunu üstüne basa basa söylemek istiyorum). Nobel seçici kurulu son anda kabul etmiştir. Sadece kadın olduğu için. Şimdi gelelim siz gerçekten başarıyı istiyor musunuz? O görünen şehvetli hayatların tadına bakmak istiyor musunuz ?

Nusret’in ne zaman sosyal medyada paylaştığı bu tarz fotoğraflarını görsem, aklıma şu sözler gelir:

Cüce, dağa da çıksa cüce, dev, kuyuya da girse devdir.
– Seneca

Aptal birinin sersem bilincinde yansıyan tüm görkem ve hazlar, rahatsız bir hapishanede Don Kişot’u yazan Cervantes’in bilinci karşısında çok yoksuldurlar.
– Schopenhauer

Şimdiki neslin yani buna ben de dahil olmak üzere idolleri kimler?

Mark Zuckerberg, Elon Musk, Steve Jobs vs. değil mi ?

Bu insanların aslında özenilmesinin sebebi nelerdir ?

Siz hiç bu tarz şeyler söyleyen insanlarla karşılaştınız mı ?

Ben, Elon Musk kadar çalışmak istiyorum. Geceleri uyumak istiyorum. Beynim akıncaya kadar çalışmak istiyorum. Bunları duyanınız yok değil mi ?

Çünkü biz onların şöhretini, ününü, parasını ve süper starlığını istiyoruz. Onu metalaştırıyor, PR değerini istiyoruz yani araç olan para, amaca dönüşüyor. Bir seyahate çıktığınızda yolu izlemek yerine, gözünüzü kapatıp sadece varmak istediğiniz yeri hayal etmeniz gibi bir şey. O yüzden bence, önce şuna karar verin: “Ben başarılı mı olmak istiyorum, yoksa mutlu mu olmak istiyorum?“