Stoacılık Felsefesi Nedir? Hayatımıza Nasıl Uygularız?

Stoacılık Felsefesi Nedir? Hayatımıza Nasıl Uygularız?

Stoacılık felsefesi nedir? Hayatımızda belki bir yerde bu stoacılık kavramını duyduk belki de hiç duymadık. Stoacılık anda kalmayı ve mutluluğu esas alan bir felsefi görüştür. “Helinistik felsefe”nin önemli akımlarından birisidir. Gelin birlikte bu felsefi kavramı biraz yakından inceleyelim.

Tanrım, bana değiştiremeyeceğim şeyleri kabullenmek için kuvvet

Değiştirebileceğim şeyler için cesaret ve bu ikisini birbirinden ayırmak için akıl ver.

Stoa duası

Stoacılık felsefesi, yunan düşünür Kıbrıslı Zenon’un M.Ö IV. yüzyılda kurduğu, mutluluğu, doğaya uygun yaşamayı ve kendini egemen kılmayı esas alan bir öğretidir ve aynı zamanda bir felsefe okuludur. Adını da Zenon’un dersini verdiği stoa (Kemeraltı) isimli direkli bir galeriden almaktadır.

Stoacılık Felsefesi bize diyor ki; başımıza gelen olayları seçemeyiz fakat başımıza gelen olaylara nasıl tepki verebileceğimizi seçebiliriz. Burada bilmemiz gereken şey hayatta bazı şeylerin bizim kontrolümüzde olduğu ve bazı şeylerin de tamamen bizim kontrolümüz dışında olduğudur fakat ne var ki aslında çoğumuz 2. kısma daha çok odaklanıyoruz. Örneğin bir insanın bize olan davranışlarını biz kontrol edemeyiz ancak bize gösterdiği davranışlara ne şekilde tepki vereceğimizi kontrol edebiliriz.

Stoacılık felsefesinin en ünlü 3 ismi vardır. Bunlardan ilki frigyalı bir köle olan Epiktetos, diğeri hem bir oyun yazarı olan hem de bir imparatorun akıl hocalığını yapan Seneca ve bir diğeri ise zamanın en güçlü roma imparatorlarından biri olan Marcus Aurelius’tur. Bu insanlar hayatlarında ne mertebede veya ne koşullarda olurlarsa olsunlar her zaman bu stoacılık felsefesini benimsemiş ve bunu hayatlarında uygulamışlardır.

Stoacılık Felsefesini Benimseyenlerin Erdemleri Nelerdir?

1-) Adalet

2-) Dürüstlük

3-) Ölçülülük

4-) Bilgelik

5-) Yiğitlik

Stoa felsefesini benimseyen insanların belli başlı erdemleri bunlardır.

Stoacılık felsefesinde bahsedilen şeyler aslında herkesin de bildiği fakat unuttuğu şeylerdir. Yani mutluluğu hangimiz bilmiyoruz ki, hepimizin hayatında mutluluk dolu anlar olmuştur. Mutlu olmak istiyorsak eğer bunu bir eşyaya veya bir amaca bağlamamamız gerekiyor yani mutluluk aslında bir hedef değil bir süreçtir diyebiliriz. Mutluluk hepimizin içinde olan bir şeydir, asıl mutluluk şu anda ve bizimle ama biz geleceği düşünerek geçmişi düşünerek şu anda bulunan mutluluğu ve güzellikleri kaçırıyoruz ve hepsi de gözümüzün önünden geçip gidiyor. Geçmiş bitti gelecek ise tamamen belirsiz ama sahip olduğumuz tek bir an var değiştirebileceğimiz tek bir an var ve o da şu andır. Yazımı Epiktetos’tan güzel bir alıntı ile bitirmek istiyorum.

Bir yemeğe davet edildiğimizde önümüze ne konursa onu kabul ederiz, öyle değil mi? Davet sahibinden balık ya da tatlı isteyecek olsak garip karşılanır. Buna rağmen Tanrı’dan vermediği şeyleri istiyoruz. Üstelik zaten pek çok şey vermiş olmasına rağmen.

Epiktetos

About Mert Genc

Ben Mert,23 Yaşındayım. Ege Meslek Yüksek Okulun'dan 2018 haziran ayında mezun oldum. Her şey ilk başarısız ticaret girişimim de katıldığım seminer ile başladı ve içimdeki gerçek cevherin farkına vardım. Kitap okuyarak kendimi geliştirmeye devam ediyorum. İnsanlara karşılıksız olarak yardım etmek ve onların hayatında küçük de olsa değişikliklere yol açmak beni yürekten mutlu ediyor. Bu yüzden motivasyon ruhu ekibine katıldım. İleride daha da iyi yerlerde olacağımızı düşünüyorum.