Motivasyonun Özü: Yetenek, değer ve anlam.

                Başarılmış bütün işlerin arkasında mutlaka bir motivasyon ve/veya motivasyon kaynağı vardır. Bu içsel yakıt olmadan istenen sonuca varmak pek mümkün değildir. Bütün işlere başarılı bir şekilde sonlandırmak veya sürdürülebilir kılmak için başlanır. Bu işin nasıl sonlanacağı veya sürdürüleceği bu işi yapanların bu işe bakış açıları ile doğru orantılıdır. Dikkat ederseniz zor ya da kolay olmasına bağlıdır demedim. İş ile alakalı yeteneği, bu işe ne kadar değer verdiği, bu yaptığı işe ne kadar anlam yüklendiğidir önemli olan. Onun dışındaki diğer bütün faktörlerin minör etkileri olacaktır. Peki temelde bir işi başarılı kılmanın arkasında neler var hadi birlikte buna bakalım.

                Yetenek:

                Robin Sharma “Dünyamızı onurlandıran tüm dâhilerin ortak bir özelliği vardır. Hayatlarını onları özel kılan yeteneklerini geliştirmeye adarlar.” Şimdi burada biraz duralım. Burada 2 tane ifade var. Birincisi “Dahi”, ikincisi “yetenek”. Yani bir şeyleri iyi yapmak ya da harika sonuçlar elde etmek için “yetenek” önemli bir ölçüt. Eğer yetenek yoksa başarıda yoktur. Ancak bu yanlış anlaşılmasın. Lütfen buraya dikkat edin. Herkeste mutlaka yetenek vardır. Bu yeteneğinizi bulmak sizin sorumluluğunuzda. Bende yetenek yok diye düşünebilirsiniz ama durum öyle değil. Yeteneğinizi bulmaya niyet edin ve araştırmalara başlayın. MBTI testleri bunun için uygundur.

Bu konuda bir örnek vereyim. Geçen hafta hastanede röntgen için sırada bekliyorum. Beni röntgen odasına alan gencin boynunda bir NBA kolyesi vardı. Bunu fark edince gencin boyu ve fiziki özellikleri dikkatimi çekti. “Tam bir basketbolcu” dedim içimden. Ama kendisi ne yapıyor. Röntgen teknisyenliği. Hangi meslek olursa olsun hepsine sonsuz saygım var. Ama yaratılışının ve yeteneklerinin sana verdiklerini göremezsen başarıyı, mutluluğu ve kendini gerçekleştirmeyi bulamazsın. Eğer bulamazsan Andrey Tarkovski’nin de dediği gibi “25inde ölür 75inde gömülürsün”.

Andrey Tarkovski

Değer:

“Çok güzel bir fikir yoktur. Bir fikrin peşinden çok güzel şekilde koşmak vardır.” Söz kime ait inanın bilmiyorum. Yıllar önce bazı kişisel gelişim videoları izlerken aşina olduğum bir söz. Bu söz beni her zaman etkilemiştir ve her zaman yoluma ışık tutmuştur. Eğer siz yaptığınız işe gereği kadar değer veriyorsanız o iş değerlidir. Peki değerler nedir ve nasıl ortaya çıkıyor. Değerler bireylerin kendi öz yargılarıdır. Bu değerler genetik, aile, toplum, eğitim ve kendi farkındalığı ile gelişebilir ve değişebilir.

Örneğin empati bir değerdir ama sizdeki etkisi az veya fazla olabilir. Örneğin bir doktorda değer olarak empati yüksekse muhtemelen cerrahi operasyonlara girmek biraz zor olacaktır ama bir bakıcı için empati çok önemli bir değerdir. Veya sakinlik bir ambulans şoförü için nasıl değer olamayacaksa gibi aciliyet de bir estetisyen için değer olamaz. Dolayısı ile değerlerimiz ve yaptığımız işlerin uyum için olması gerekli. Mesela empati benim için bir değerdir. Profesyonel Yaşam Koçu olmam sebebiyle danışanlarımı iyi anlamak ve onların hissettiklerini hissetmek onlara daha iyi yardımcı olmama sebep oluyor.

Değerler

Anlam:

Diyelim ki yeteneklerimizin ve değerlerimizin de farkındayız. Bunları çözdük. Karşımızda bir iş var. Yeteneklerimize ve değerlerimize de uygun. Peki başarı garanti mi? Cevap kocaman bir HAYIR. Yapacağınız bir işte başarıdan söz etmek ya da ettirmek istiyorsanız bu iş için yüce amacınızı da belirlemeniz gerekiyor. Süreci ya da varmak istediğiniz noktayı bir amaca ve anlama bağlamazsanız başladığınız iş daha ilk dönemlerinde gereken önemi yitirecektir. Muhtemelen maddi endişelerle devam etmek isteyeceksiniz ancak mutsuz olacaksınız.

Bir işin yüce amacının olması ile alakalı hep şu örneği veririm. Steve Jobs’ın Pepsi Ceo’su John Sculley ile olan iletişimi çok etkileyicidir. “Hayatının sonuna kadar şekerli su mu satmak istersin yoksa benimle gelerek dünyayı değiştirmek mi?”. Eğer dünyayı değiştirme fikri Pepsi Ceo’su için bir yüce amaç anlamı taşıyorsa bundan sonra yapacak tek şey dünyayı değiştirmek olurdu.  Ve öyle de oldu.

Steve-Jobs-John-Sculley

Bazen de aradığımız anlamı tam olarak bulamamış olabiliriz. Başarılı olsak da bu sonuç bizde bir etki yapmayacak olabilir. Ama yine de yapmak zorunda olduğumuz işler olabilir. O zaman da sizin için gerekli olan anlamı siz yaratın.

Mesela bir satış mümessilini düşünün. Yollarda geçirdiği vakti israf olarak düşünüyor ve bu onu mutsuz ediyor olabilir. Ancak bu yolda geçirdiği vaktini sesli kitap dinlemek için kullanırsa bu işe yeni bir anlam yüklemiş oluyor. Bu anlamı bulmada istediğiniz kadar yaratıcı davranabilirsiniz. Bazıları bu iş beni geliştiriyor veya bazıları sosyalleşiyorum diyebilir. Hiç fark etmez. Eğer bir yüce amaç bulamazsanız yeni bir anlam yaratın. Bu anlam sizin için gerçekten anlamı olsun.  

İşte gerçek motivasyonun özünde bu üç ilke yatmaktadır. Bunlardan sadece birinin varlığı işe başlamanız için yeterli olabilir ama başarılı ve sürdürülebilir olmak için bu üçüne ihtiyacınız var. Aynen notaların kendi içindeki ahengi gibi. Bu ahengi yakalayabilirseniz bir senfoni olur. Ve bir senfoni yapabilirseniz başarmışsınız demektir.

Motivasyon Veren Şarkılar

instagram sayfamız