İdeal Çalışma Süresi

Başarılı çalışma süresi kaç dakikadır? İnsan bir konu üzerinde çalışırken, dikkatini en fazla ne kadar canlı tutabilir? Ya da bu zaman tavsiyeleri herkes için geçerli midir? Öncelikle başarılı çalışma ya da verimli çalışma süresi diye bir şey var mı bundan emin değilim. Tabi ki genel kabul gören bazı tavsiyeler var. En popüler olanlarından biri pomodoro tekniği. 25 dakika çalışma 5 dakika mola , Toplamda 30 dakikalık periyotlar halinde çalışma şekli. Zaten sitemizde, daha önce bu teknikle ilgili ayrıntılı bir yazı paylaşımı olmuştu. 🙂 Başka bir teknik ise okullarda da kullandığımız 40 dakika çalışma,10 dakika mola şeklinde. Bunun temeli ise bir öğrencinin konsantrasyon süresinin ortalama 20 dakika olmasına dayanıyor. Sınıf içinde yaşanacak olası zaman kayıpları (yoklama, dikkat dağınıklığı vs.) eklediğimizde ders süresi 40 dakikaya ulaşıyor. Bu teknikler elbette işe yarıyor ve belli bir temele dayandırılıyor. Ancak ‘ideal ders çalışma süresini’ belirleyecek şey, dikkatini ne zaman yoğunlaştırdığın ve ne kadar yoğun tutabildiğindir. Buna kısaca konsantrasyon süresi diyebiliriz. Konsantrasyon süresi; yaşa, çalışılan derse-konuya, bulunduğun ortama ve ortamla ilgili birçok değişkene bağlı olarak değişiklik gösterir.

Her gün konsantrasyonun aynı seviyede olamaz. Ya da sevdiğin bir derse çalıştığın andaki algı açıklığını, hoşlanmadığın bir derse çalışırken yakalayamazsın. O zaman yapacağımız şey nedir? ‘Gerçeklerle yüzleşmek’  yani ortada çalışılması gereken bir konu,yapılması gereken bir ödev, yetiştirilmesi gereken bir proje, geçilmesi gereken bir sınıf varsa kısacası işin içine zorunluluklar giriyorsa, o zaman masanın başına geçmekte artık zorunlu oldu demektir. Masa başında geçirdiğin her dakika ders çalıştığın süreden sayılmaz. Bu yüzden kendini hazır hissettiğin zaman masa başına geçmelisin. Mesela yemeğini yedin, çayını-kahveni içtin, ihtiyaçlarını giderdin; kendine şimdi bir sor,’ Ders çalışmamam için bir sebep var mı? ‘Cevabın hayır ise masa başına geçebilirsin. Bununla ilgili Doğan Cüceloğlu’nun bir konuşmasını hatırladım. Cüceloğlu oğluna verdiği tavsiyeleri anlatırken şöyle demişti: ‘Oğluma derim ki, tuvalet ihtiyacın varsa ihtiyacını gider, susadıysan su iç, acıktıysan yemek ye. İhtiyaçlarını giderdiysen şimdi dersin başına geçebilirsin.’ :)Çünkü bu saydığı şeyler kişinin dikkatini toplaması için elzem ihtiyaçlar. Masa başına geçtin, çalışacağın ders dışında dikkatini dağıtacak herhangi bir nesne ya da dağınıklık bulunmamalı.İhtiyacın olan sadece kitap,defter,kalem.Açtın kitabını.Mesela konu 1’e çalışacaksın. O an hayatındaki en önemli şey konu 1. Konu 1’den başka bir şey düşünmüyorsun. Ve okuduğun metinleri, çözdüğün problemleri ders ya da sınav için yaptığını düşünme. Tüm bunlar hayatına kazandırdığın yeni bilgiler, bir de böyle düşün. 😉 Çünkü bilinçli dikkat algıyı açan en önemli unsurdur.

William Mahheus şöyle der: ‘Başarının ilk kuralı konsantrasyondur. Bütün enerjiyi bir noktaya yönlendirip etrafa bakmadan o noktaya kilitlenmek gerekir. ‘Ünlü ressam Da Vinci ‘Öğrendiklerimizi niçin belleğimizde tutamıyoruz?’ sorusuna şöyle cevap veriyor: ‘Ortalama bir insan görmeden bakmakta, duymadan dinlemekte, hissetmeden dokunmakta, tat almadan yemekte fiziki bilince ulaşmadan hareket etmekte, koku alam bilincine ulaşmadan nefes almakta ve düşünmeden konuşmaktadır. Böyle bir duyusal körlükte belleğin evrenle ilişkisi kesilir. Verimli öğrenme 5 duyu organını etkin kullanmakla mümkündür.’

Ders mi çalışacaksın, işte o an geriye kalan her şey ikinci plana düşecek. Kitabın başına oturduğun an, dünyanın en önemli işini yaptığını hayal et ve dünyanın geleceğinin ellerinde olduğunu düşün .Tamamen hayal değil bu aslında. Çünkü yapacağın her iş senin imzanı taşır ve kendi küçük dünyanı oluşturur. Yani çalışmaların kendi dünyanın geleceği için, gelecek senin ellerinde…

Martin Luther King der ki: ‘Eğer sizden sokakları süpürmeniz istense Micheangelo’nun resim yaptığı, Beethoven’ın beste yaptığı veya Shakespeare’in şiir yazdığı gibi süpürün. O kadar güzel süpürün ki , gökteki ve yerdeki herkes durup, burada dünyanın en iyi çöpçüsü yaşıyormuş desin.’

Dikkatini toplayıp, bilinçli bir şekilde algını yaptığın işe yönlendirdiğin zaman, mükemmel mekan ve zaman arayışı ortadan kalkar. Bilgiyi içselleştirdiğin ve çalışmanı bilinçli bir şekilde sürdürdüğün için ne zaman bırakacağını da hissedersin. Yani dikkat dağınıklığı yaşadığında beyin seni uyarır. Tam olarak anlatmak istediğim bu aslında. Başarılı ders çalışma süresi kişiden kişiye göre değişir. Bireyin ideal süresini bulması için, kendini ve öğrenme stilini keşfetmesi gerekir.