Diyet sürecinde Motivasyon


Diyet sürecinin yarıda kalmasının en temel sebeplerinden birisi baştaki heyecan ve motivasyonun devam ettirilememesi.

Diyet yapmak ve bunun neticesinde zayıflamak/kilo almak/sıkılaşmak/sağlıklı beslenmek bir hedef. O nedenle hedefler açısından bu durumu değerlendirelim.

 Hedeflerle ilgili pek çok kitap ve makale okudum.

Kendi hayatım ve danışanlarımın diyet sürecini gözlemliyorum ve bu konu üzerine çokça düşünüyorum.

Bir hedef belirlediğimizde “neden ona ulaşmak istediğimizi” net olarak bilmemiz ve bunu sürekli kendimize hatırlatmamız gerekiyor.Arka planda Gerçekten bizi heyecanlandıracak bir sebebimiz olmadığında o hedefe ulaşamıyoruz ve kendimizce bahaneler buluyoruz.İlk yapmamız gereken şey hedefimizin arka planındaki nedenleri belirlemek ve içinden en güçlü olanı seçmek

1)    Neden diyet yapmak istiyoruz?

“Arkadaşımın düğününde istediğim o elbiseyi giymek istiyorum”

Bu bir neden olabilir ama geçici bir nedendir, düğün bittikten sonra diyeti bırakıp eski yanlış beslenme alışkanlıklarına dönme ihtimali çok yüksek.

“Sağlıklı beslenmeyi bir hayat tarzı haline getirmek ve kaliteli bir hayat yaşamak istiyorum.

Bu bir neden olabilir ama ona ulaşabilmek için alt hedeflere bölerek netleştirmek gerekir.

Örneğin;

Haftada 3 gün sebze yemeği(pazartesi/Çarşamba/Cuma) pişirmek(ulaşılabilir bir hedef)

2)Neden diyet yapmak istediğimizi belirledik, sıra büyük hedefi küçük hedeflere bölmeye geldi.

Eğer siz o ilk heyecanla gaza gelip” 1 ayda 15 kg vereceğim” gibi çok ütopik hedefler belirlerseniz strese girersiniz ve süreç gözünüzü korkutur ve yine diyeti bırakırsınız. Hedef belirlerken kendinizi, vücudunuzu çok iyi tanımanız gerekir. İş hayatınız, alışkanlıklarınız, sağlık durumunuz gibi pek çok değişkeni göz önünde bulundurmanız gerekir.

Toplamda 30 kg vermeniz gerekiyorsa bunu 5’er kg hedeflere bölün ve ilk 5 kilogramı vermeye odaklanın. Diğer türlü 30 kg sizi korkutup baştan bırakmaya neden olabilir.

3)Artık hedefimiz daha net ve ulaşılabilir.Küçük hedeflerimizi gerçekleştirirken diyet sürecini etkileyebilecek durumlara karşı önlem planlarımız olsun.Biz diyet yaparken hayat devam ediyor,doğum günleri, kutlamalar,ani seyahatler,bayramlar gibi özel günler hep olacak.Önemli olan böyle günlerde diyetimizi  nasıl yöneteceğimizi bilmek.Mesela doğum gününe davet edildik,üstelik akşam saati olacak.Bu durumda partiye yarı tok gidebiliriz.Böylece fazla yeme ihtimalini azaltmış oluruz.Tabağımıza her şeyden minik minik alarak hepsinin tadına bakabiliriz.O akşam veya ertesi gün biraz daha fazla egzersiz yaparak ve kalorisi düşük menüleri tercih ederek dengelemiş oluruz.

4)Diyeti etkileyen durumlara karşı önlem planları yaptık ama uygulayamadık diyelim. Olabilir, insanız hata yapabiliriz. Böyle olduğunda kendinize şefkatli davranın, kaldığınız yerden diyete  devam edin.Hata yapamam diyip mükemmeliyetçi davranmak motivasyon kaybına neden olur.Mottomuz belli

“Kaldığın yerden devam et”

5)düşe kalka ilerleyerek yavaş yavaş alışkanlıklarımızı değiştirmeye başladık. Kazandığımız her güzel alışkanlık için kendimize ödül verelim. Bu ödül abur cuburla değil de başka tür ödüller olsun.  Örneklendirecek olursak

Spor için beğendiğin o taytı almak

Masaj salonuna gitmek

En sevdiğin kafede kahve içmek

Çok merak ettiğin Japon mutfağını denemek gibi..

Sizi neyin mutlu edeceğini en iyi siz bilirsiniz. Hediyenizi kendi zevklerinize göre seçebilirsiniz.

6)Diyet sürecin de senin gibi sana özel. Kimse o hafta daha çok kilo verdi diye başarılı olamaz çünkü her insanın özellikleri genetik alt yapısı, koşulları bambaşka. Kendini başkasıyla kıyaslama. Kendinle de yarışma. Vücudun robot değil ve her hafta aynı kiloyu vereceksin/alacaksın diye bir şey yok.

7)Diyet sürecinde en çok yıpratan alışkanlıklardan birisi de sürekli tartılmak. Motivasyonunu azaltır, kendine olan güvenini zedeler. Robot değilsin; uyku saati, regl dönemi, stres gibi pek çok şeyden etkilenen bir metabolizman var. En erken iki haftada bir tartıl.

8)Sebze yemeği yerken oflaya puflaya aklın hamburgerde kalarak yiyorsan üzgünüm bunun sonu hamburgercide bitecek ve sonrası pişmanlık. Diyeti ve egzersizleri keyifli hale getir. Aynı sebzeyi farklı şekillerde yapmayı denemek, makarnayı sağlıklı soslarla yapmak, dans etmek, halay çekmek gibi keyifli aktiviteleri artır.

9)Diyet süreci hayata benzer. Nasıl hayatta her zaman süper enerjik olmuyorsak her zaman her şeyi isteyerek yapmıyorsak diyette de böyle. Bazen canın istemese de senin için sağlıklı olanı yemen gerekir. Ne kadar eğlenceli hale getirsen de karnabahar yemekle pizza yemenin hazzı aynı olmayabilir. Bazen tek çözüm kabullenmektir.

10)Diyet sürecinin hayata benzeyen başka bir yönü de olumsuz insanların her şeye bir yorum yapması. Diyet sürecinde böyle kişiler seni gördüğünde

“bu nasıl diyet”  “ o kadar dikkat ettin ama veremedin”  “yazık aç kalıyorsun” gibi sözlerle senin motivasyonunu yerle bir edebilir. Seni destekleyen kişiler yoksa çevrende ve etkileniyorsan böyle yorumlardan diyet yaptığını kendine sakla ve yorumları ciddiye almamayı öğren.

11)En önemli olanı en sona sakladım.Kendini merak et, tanı ve sev. Bedenini, seni sen yapan  özelliklerini  kabullen. Bununla ilgili kitaplar oku, yine de nasıl yapacağını bilemezsen bir psikologa danış. Kendini seversen mutlu olursun, mutlu olduğunda tatmin olursun hayata doyarsın ve içini yiyeceklerle doldurman gereken bir boşluğun olmaz.

About Hatice Kubra Kus

Kendimi bildim bileli okurum ve yazarım.Tutku, bir işi yaparken etraftan soyutlanarak sadece o şeye odaklanarak yapmakmış.Ben de yazarken böyle olduğunu farkettim.Okuma ve yazma tutkumu faydalı olmak için kullanmak istiyorum ve motivasyon ruhu ekibine katıldım?