Sizi Siz Yapan Hatalarınız

 

İnsanlar hayatları boyunca her daim hata yapmaya üzerine müsait olmuşlardır. Günümüzde, geçmişten bu yana kulaklarımıza taşınan insanları incelediğimizde hepsinde bulabileceğimiz tek ve yegane ortak nokta hata yapmış olduklarıdır. Öğrenmenin hata yapmadan mümkün olabileceği ne yazık ki imkansızdır. Peki hayatımızda bizlere dönüm noktası etkisi yaratan hatalarımızı neden gizler, onları neden yok sayarız?

Hatasız biri dahi hiç hata yapmadığı için bile hatalıdır. Hayat süresince bizleri eşlerimizden, dostlarımızdan ayıran, aslında bizi toplumda farklı bir renk kılan en temel unsur yaptığımız hatalardır. Bugün iyi bir işiniz mi var, bugün herkesçe sevilen biri misiniz, bugün saygınlığınız doruk noktaya ulaşan biri misiniz? Peki bu konumlara nasıl geldiniz? İşte hata yapmak , onları tekrar yapmadığımızda bizi daima ileri taşır. Ya çok sevilen oluruz, ya çok saygı gören, ya da iyi bir meslek sahibi olarak son derece yüksek mevkilerde bulunuruz. Bizi buraya getiren şey yaptığımız doğrular değil, yapmaktan kaçındığımız yanlışlardır. İnsanoğlunun ise tek sıkıntısı işte burada. Hatalarını kabullenmeyen insanlar her daim hata yapmak durumunda kalırlar. Bizler, bizden çıkan şeyleri kucaklamazsak, kimse de bize kucak açmayacaktır. Bu nedenle ilk olarak yapmanız, hatalarınız ile barışık kalmanız… Hataları kabullenmek kısmı için alt başlıklarda buluşalım.

Hataları Nasıl Kabulleniriz?

Hata yapmak kişilerin insan olduğunu gösteren en yegane unsurdur. Neticede insanoğlu günümüz çağına kadar hata yaparak geldi. Denedi ve yanıldı. Yanıldığı her neyse bir daha yanılmamak için yaptığı şeyi bir daha yapmadı. Gitgide akıl ve zekasını geliştiren insanoğlu artık düşünebiliyor, üretebiliyor, karar verebiliyordu. İnsanları bu noktaya getiren şey tekrar tekrar söylüyorum;  hata yapmak idi. İnsan mutlulukla değil, pişmanlık ile öğrenir, sevinç ile değil, çektiği ıstırap ile olgunlaşır. Sevinçliyken, bu durumun içerisinden çıkmaya çalışmayız, ancak sıkıntı içerisindeysek muhakkak kurtulmanın yollarını ararız, zekamızı kullanırız, bu sayede bir sıkıntıdan kurtulup diğerine, sonra o sıkıntıdan da kurtulup bir diğerine… Bu sayede gelişir ve değişiriz. Ancak Hatalı yaşamak sizi dünyanın en beceriksiz insanı yapmaz. Size becerikli olmanız için fırsatlar sunar.

Hataları kabullenmenin en temel yolu, hata olarak adlandırdığınız olaylara baktığınız pencereyi değiştirmektir. Yani onlardan aldığınız olumlu yönlerin aksine, onlardan aldığınız olumlu şeyleri ön planda tutmanızdır. Hata yapmak insanoğlu için kaçınılmazdır ancak hataya nereden baktığımız ise bizlerin elindedir. Örneğin geçmişte arkadaşlarınız tarafından çok sarsıntılara maruz bırakılmış biriyseniz ve şuan daha temkinli, daha kontrollü adımlar atıyorsanız bunu geçmişte yaptığınız yanlış arkadaş seçimine borçlusunuz. Doğruya ulaşmak yanlışın bizzat kendisinden geçer. Hatayı yapmak, siz onları kabullenene kadar hata olarak kalırlar. Hayat bir manzara gibidir, çeşitli enstantanelere maruz kalırsınız. Bunun güzel bir yanı da şudur; nasıl bakmak isterseniz öyle görürsünüz. Kısaca özgürsünüz.

“Unutmayınız, sizi siz yapan tek şey hatalarınız, zira siz hatalarınız kadar insansınız”

Şimdi ne yapacaksın?

instagram sayfamız

About Tuğra Çakın

28.10.2000 tarihinde İstanbul'un Kartal ilçesinde doğdu. İlköğretimi Nihat Erim İlköğretim Okulunda, ortaöğretimi Hüseyin Saim Ekim Ortaokulunda, liseyi ise şimdiki adı ile Fatih Sultan Mehmet Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi'nde okudu. İlk kitabını (İnsanın Gelişmesi İçeriden Dışarıya Doğrudur) 16 Nisan 2018 yılında çıkaran genç yazar 14 Mayıs 2018 tarihinde ise Altın Kalem ödül töreninde deneme dalında ödüle layık görüldü. 12 Haziran 2018 tarihinde ilk kitabından gelen gelirlerin tamamını LÖSEV vakfına bağışta bulundu. Aynı yıl içerisinde Derleme kitap projelerinde yazılarıyla yer aldı. Bu projeler "Naftalin Kokulu Yıllar 90'lar / 90 Derece Aşk" ve "En İyi Dostum Sensin / Tüylerin Arasındaki Miras, Huzur" En İyi Dostum Sensin projesinden gelen gelirlerle hayvanların mama ve barınma ihtiyaçları için bağışta bulunuldu. 2019 Eylül ayının ilk haftasında ise ikinci kitabını (Yıkılmadık Yan Yattık) çıkartan genç yazar Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi'nde eğitim öğretim hayatını sürdürmektedir.