Pazartesi Stresi

İnsanın yaşamı boyunca belirli dönemlerde ortaya çıkan yorgunluk, bıkkınlık ve vazgeçiş gibi negatif duygular bütününe stres deriz. Dünyanın hemen her yerinde görülen bu duygu bozukluğu aslında bize bir takım uyarılarda bulunuyor olabilir, mesela hiç duydunuz mu, bipolar bozukluk diğer ismi ise “manik depresif hastalık” olarak bilinen bir duygu durum bozukluğudur. Bu hastalık kişinin bilinç altının ürünü olarak gelişir ve kişide, ruhsal ve fiziksel yansımalar göstermektedir.

Bir grup insan stresi ruhsal olarak yaşasa da, bir grubumuz da var ki bu durumu aşarak tüm duygu bozuklukları, fiziken sağlık problemlerine yol açmıştır. Tedavisi elbette ki mümkün fakat insan istemedikçe bu hastalığı çözümsüz kabul edebiliriz.

Kabul etmeliyiz ki tıp’ın gelişmesi ile ortaya çıkan birçok hastalık ve türevleri ortaya konmuştur fakat bu duygu bozukluğu hastalığı çağımızda şekil değiştirerek kendini manipüle etmiş ve stres olarak gündemimizi ele almıştır.

İnsan yaşamı ve doğası gereği duyguları ile hareket eden canlılardır ve bizler stresi hayatımızın merkezine alarak onu kendimizden bir parça haline getirdik ve bunu ise “Pazartesi Stresi” olarak adlandırdık.

Oysa bu büyük bir hata olmakla birlikte yanlış bir düşüncedir, “Pazartesi Stresi” bizim bir parçamız değil ve hayatımızın merkezi olamaz çünkü; bu zihnimizin bize bir oyunudur ve kendimizi buna odaklamak yerine farklı alternatifler üreterek bu algıya kendimizi kapatırsak çok daha realist bir yaklaşımda bulunmuş olacağız.

Öyleyse bu alternatifleri neden bunu denemiyoruz?

Çalışan hemen herkesin bildiği üzere pazartesi stresi, haftanın başında ortaya çıkan ve o günü zehir eden bir psikolojik durumdur. Hafta sonu tatilinin ardından işe dönmek çok zor gelir ve bu yüzden pazartesileri çekilmez bir hal alır. Ancak bazı küçük ipuçları ile bu stresi rahatlıkla atlatabilirsiniz. İşte pazartesi günleri kabus olmaktan çıkarıp, normal bir gün gibi yaşamanızı sağlayacak öneriler:

Uyku düzeni her zaman stresi azaltır!

Haftanın başlangıcı da olsa hafta sonu da olsa uyku düzeni her zaman önemli bir konudur. Elbette pazar günü geç saatlere kadar uyuyup, yataktan çıkmak istemiyor olabilirsiniz. Ancak uyku düzeninizi bozmanız halinde vücudunuz yorulur ve daha geç uyanmak ister. Bu yüzden de tatilin hemen ardından gelen pazartesi günleri yorgun hissedersiniz.

Hafta sonu tatili için çalışmayın!

Uzmanlar hafta sonu tatilini bir ödül olarak gören ve onun için çalışan kişilerin daha fazla pazartesi  stresi olduğunu savunuyor. Kendinizi hafta sonu odaklı bir iş planı içine sokmanız halinde aynı durum sizin de başınıza gelecektir. O yüzden sadece hafta sonu için yaşamayın, hafta içi bazı günler de kendinize küçük sürprizler ve  fırsatlar yaratın.

Kahvaltı ve müzik stresinizi alarak, canlandıracak ve dinç tutacaktır!

Sabah kahvaltısının önemi hakkında artık bir şey söylenmesine gerek yoktur. Ancak bazı zamanlar acelemiz olduğundan bunu kaçırabilirsiniz ama pazartesi kahvaltısını kaçırmayın. Güzel bir kahvaltı ve keyifli müzikler eşliğinde güne başlamanız enerjinizi yükseltir ve bu sayede kendinizi daha zinde hissedersiniz.

Kendini disipline etmek stresi önler !
Düzen ve plan önemli iki ayrıntıdır. Sabahları yatağını onarmak masanı düzenli tutup aynı düzeni günün tüm dakikalarında korumak daha özgüvenli ve daha disiplinli olmanı sağlarken bir bakıma stres önlemeye yardımcı bir alternatiftir.

Pazartesi gününü cumadan planlayın!

Cuma günleri, hafta sonu tatili yaklaştığı için belki de en keyifli geçen günlerdir. Kendinizi garip bir şekilde enerjik ve mutlu hissedersiniz. İşte bu enerjiyi ve mutluluğu Pazartesi gününüzü planlayarak değerlendirebilirsiniz. Pazartesi neler yapacağınızı, nasıl başlayacağınızı ve planınızı cuma gününden hallederseniz, hafta başında daha rahat ve daha az stres ile iş başlarsınız.

Kendinize özen gösterin!

Size en yakışan kıyafetinizi giymek, saçınızı en beğendiğiniz halinde şekillendirmek ve özenli bir şekilde hazırlanmak hem sizin hem de etrafınızdakilerin enerjisini arttıracaktır. O yüzden Pazartesi günleri çekilmez bir tavırla değil de pazartesi stresi yapmadan çok önemli bir yere gidiyormuş gibi hazırlanın.

 İş yerinde ya da işe giderken birini mutlu edin.(bu kişi kendiniz dahi olabilirsiniz)!

Mesela yolda gördüğünüz bir yoksula yardım edin ya da bir çiçek alıp arkadaşınıza verin. Birinin gülümsediğini görmek sizi de mutlu edecektir. Hatta gülümsemek bulaşıcı olduğu için belki de tüm ofisi mutlu edeceksiniz. Hatta tüm semti, ili, şehri  bile mutlu edip, süper kahraman bile olabilirsiniz. Gülümsemeyi hafife almayın. Gülün ve güldürün.

Sorunu tanımlayın!

Her şeyi yapmanıza rağmen hala sorun yaşıyorsanız sorunun ne olduğunu iyi bir şekilde analiz edip, tanımlamanız gerekiyor. İşinizde mutlu olup olmadığınıza, neden bu işte çalıştığınıza ve elinizdeki diğer seçeneklere iyice bir bakmalısınız. Çünkü eğer sürekli aynı durumla karşı karşıya geliyorsanız sorun sizde değil işinizde olabilir. Bu yüzden sorunu tanımlayıp, gerekiyorsa başka iş alanlarına yönelebilirsiniz.
Unutmayın bedeninizi ve zihninizi sevin çünki sizi siz yapan en değerli hazinelerdir..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir