Tembel Miyim?

Tembel Miyim?

Sözlükte, iş görmeyi sevmeyen, çaba göstermeyi sevmeyen, sıkıntıdan kaçan (kimse) olarak ifade edilen tembellik; bazılarımız için dönemsel bir durum, bazılarımız içinse bir yaşam tarzı haline gelmiş olabilmekte. Özellikle içerisinde bulunduğumuz pandemi döneminde pek çok kişi bu sorunu yaşamakta ve belki de bir çoğu bu durumun farkına dahi varamamakta. Çabalamaktan, üretmekten yoksunlaşmaya çok rahat bir dönem içerisindeyiz. Fakat tembellik sadece psikolojik bir sorun. Gelin tembel insanların özelliklerine bir bakalım ve kendimize “Tembel miyim? ” sorusunu soralım.

Tembel İnsanın Özellikleri

  • Tembel insan sürekli bir şeyleri erteleme eğilimindedir.
  • Yaşam ortamı dağınıktır.
  • Yapması gereken şeylere geç kalır ve hatta yapmadığı için bahaneler uydururlar. Mesela spor yapmak isterler fakat bir türlü vakit bulup başlayamazlar.
  • Rahatlarına fazlasıyla düşkün olurlar. Onlara sıkıntı verecek her durumdan kaçınırlar.
  • Hayatlarında fazlaca erteleme pişmanlığı bulundururlar. Onların “yarın yaparım” listeleri oldukça kabarıktır.
  • Az çaba ile çok iş yapabileceklerini düşünürler.
  • Hazzı ertelemeyi sevmezler. Kısa vadeli haz onlar için çok kıymetlidir.
  • Sanal dünyanın arkasına sığınırlar. Kendilerini bu sanal alemde uyuştururlar.
  • Her zaman suçlayabilecekleri birileri vardır. “Ben başarısız oldum çünkü annem ve babam bana çok kötü çocukluk yaşattılar” vs. cümleler eksik olmaz.
  • Ciddi konuları şakaya vurmayı severler. Bu şakaları bir savunma mekanizması olarak kullanırlar ve kendi içinde bulunan potansiyelleri köreltirler.
  • Tüm bu tembellikler mental açıdan yorgun olmalarına sebep oluyor ve bundan dolayı birçok insan tembel olduğunu değil zihninin çok yoğun olduğunu düşünüyor.
  • Ortaya koyduğu herhangi bir ürün olmadan yorulan tembel insan için bir süre sonra depresyon kaçınılmaz bir hal alır.

Tembellik nedenleri nelerdir?

Tembellik nedenleri çoğu zaman kişilerin çocukluğuna dayanıyor.

  • Yeterince sorumluluk almamak.
    Çocukluk döneminde yeterince sorumluluk almayan çocuklar ileri ki yıllarda yetişkin bir birey olduğunda sorumluluklar büyük bir külfet haline geliyor. Değişimlere/yeniliklere açık olamazlar ve hayatlarının genelinde hiç bir şey yapmamayı tercih ediyorlar. Her şeyin çocukluk dönemindeki kadar rahat olmasını, tıpkı çocukluk dönemlerindeki gibi sorumluluk almadan hayatlarını sürdürmek istiyorlar.
  • Zorluklarla Mücadele etmemek.
    Çocukluk döneminde yeterince zorlukla mücadele etmeyen bireyler ileri ki yaşantısında karşılaştıkları tüm mücadelelerden kaçma eğiliminde olurlar. Bu tembellik bir süre o kişileri rahatlatsa dahi uzun vadede hem kendilerine hem çevrelerine hem de yakın ilişkilerine büyük orada zarar verir.
  • Öğrenilmiş Çaresizlik
    Tembel insanlar potansiyelleri üzerinde bazı işleri deneyip başarısız olunca “ben yapamıyorum, başarısızım, zaten yapamayacağım, bu işi yapmam imkansız” gibi cümleleri kurarlar. Halbuki bu potansiyele ulaşmak için küçük küçük adımlar atmamız gerekiyor. Ne yazık ki bu adımlarla uğraşmak yerine öğrenilmiş çaresizliklerinin arkasına sığınıyor. Bu sığınmaları ise tembelliğin korunaklı limanları olarak kullanıyoruz.

Hepimizin hayatında bir noktada tembellik baş göstermiş olabilir. Çalışma hayatımızda, sağlıklı yaşam noktasında, disiplin noktasında… Bahanelerin ve suçlamaların arkasına sığınmaktan vazgeçelim. Yaptığımız tembellikler için suçlayacak birilerini bulmayalım kendi kendimizi suçlayıp bu tembel hayattan vazgeçelim. Üretmenin, aktif olmanın, çalışmanın, mücadele etmenin verdiği hazzı yakalayalım. İçimizdeki potansiyeli söndürmek yerine bu potansiyeli ortaya koymak için gücümüzü harcayalım. Bunu hiç kimseye kendimizi kanıtlama çabası içerisine girmeden kendimiz için yapalım. İçerisinde bulunduğumuz durumları fırsatlara çevirelim. “Ben başardım” demek için mücadele edelim.

Bu yazım, okuyanları tembellikle suçlamak için değil bilakis tüm bu suçlama dolu tembel hayattan kurtulmak, kendimizin farkına varmak ve potansiyellerimize sahip çıkmamız için.

Bu gün kendimizi silkeleyip ayağa kalktığımız, aktif olmanın hazzını tattığımız gün olsun…

About Rahime Nur Yılmaz

Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunuyum. Aynı zamanda İstanbul Üniversitesi Çocuk Gelişimi (Auzef) bölümünde okuyorum. Hayatımı ve hayallerimi öğrenmek ve öğretmek üzere planlamış birisi olarak Motivasyon Ruhu'nda sizler için yazılar yazıyorum..