Mutlu Olmamak Mutsuzluk Hali Değildir

Mutlu Olmamak Mutsuzluk Hali Değildir

Baksak göremeyiz görsek de bakamayız bazen hayata baktığımız pencere hayatımızı oluşturur hayatımızı oluşturan şeyler ise karakterimizi ortaya çıkarır. Buna göre sevgi kriterlerimiz belirlenir, mutlu olduğumuz sebepler doğar. Seni sen yapan sevdiklerin değil sevmediklerindir. Uzak durduklarındır… İnsan birçok şeyi sevebilir ama her şeyden nefret edemez. Bu nedenle ben bir insanı tanımak
istediğimde sevmediği şeyleri öğrenmeye çalışırım. Bir insanı mutlu edebilirseniz hayatınızda olağanüstü bir durum olmadıkça kalır ancak bir insanı kızdırırsanız o insan yıpranır ve sizden uzaklaşmanın yollarını arar… Bir insanı bazen sevdiği şeyler bile kızdırabilir ama… Mesela sevginin fazlası bir insanın gitmesine neden olabilir, fazla değer vermek o insanın sizin ona verdiğiniz değerin altında kalmasına sebep olabilir ve bu onu üzebilir, bir şeyin fazlalığı o şeyi bitirir.

Mutlu Olmak Beklenti İle Alakalı Mıdır?

Aslında yaşadıklarımızın hepsi abartılardan oluşmakta. Mesela sevgimizi çok abartıyoruz sevdiğimizi de öyle… Bir şeye ne kadar abartı değer yüklerseniz o şeyin yokluğunu yaşadığınızda bütün yaşadığınız o duygusal buhranlar abarttığınız değerler ile orantılı olur. Mesela beklenti içerisinde olmak insanı yıkar. Çünkü bir insan için oynanan en büyük kumar o insan üzerinden beklenti içerisine girmektir. Beklentinin karşılanıp karşılanamayacağı her daim belirsizdir. Bu nedenle beklentiyi en altta tutmak insana huzuru ve sükutu getirir. Bir insandan karşılayabileceği şeyler bekleyin. Mesela var olmasını… Büyük şeylere göz dikmeyin, sahip olduğunuz küçük şeyleri büyütün. En güzel duyguyu aramayın içinizdeki duyguları en güzel yapın…

Mutlu olamama hali mutsuzluk değildir. Mutlu değilseniz mutsuzsunuz diye bir şey yok. Her zaman mutlu olmak diye bir şey de yok, her daim mutsuz olmakta. Bu durumlar hayatın inişleri ve çıkışları. Aslında mutlu olduğumuz zaman öncesinde bir başarımız muhakkak oluyor, mutsuz olduğumuzda ise bir hatamız… Şöyle ki mutlu olmak yaptığımız başarıyı ya da iyi bir şeyi kutlama yöntemi iken mutsuzluk hallerimiz hatalarımızı gösteren bir öğretmen gibi. Ancak mutsuzluk dünyanın en kötü hissi değildir. Mutlu olmak da dünyanın en güzel hissi değildir…

gülen yüz

Başarı Mutluluk İle Mi Gelir?

Günü geldiğinde hepsini tatmak gerekir, mutluluğun açamadığı kapıları ya da mutluluğun kapatması gereken ancak kapatamadığı kapıları mutsuzluk kapatır. Aslında hayatınız ona nereden baktığınızla ilişkilidir. Sizi siz yapan olaylara nerede durduğunuz, ne açıdan baktığınızdır. Bir şeyi severken, sahiplenirken olduğu gibi sahiplenin. Ne siz kendi yorumunuzu katın ne de bir başkalarının biçtiği kılıfları kullanın. Hayatınız sizin başkalarının cümleleri ile vakit harcamayın. Kimseden akıl alacak, fikir alacak durumda değilsiniz. Doğru kararı başkasının demesiyle almak yerine oturun kendi başınıza hata yapın. Her zaman beklediğiniz o can kurtaran fikir olmayacak bunun farkına varın. Düşün, başarıszılık düşmek değildir, düştüğünüzde ayağa kalkamamanızdır.

Her zaman başarılı olacaksınız diye bir şey yok. Bakın mutlu olun ama mutluluğa çok bağlanmayın. Başarı mutlulukla gelmez, başarı birçok yanlışın içerisinden doğar. Bu nedenle mutluluk başarının kendisiyle insana gelir. Ve geç kaldığını düşünüyorsan, düşünme. Geç kalmadın. Yarının hala var, şuan hala var. Bugün hala devam ediyor. Ama dün için üzgünüm, dün bitti, dün yaşananları yarın devam ettirmemen gerekir. İstikrar çok önemli ancak başarıya giden yolda… Geçmişi tekrar etme anlamında istikrar çok kötü bir şey. Kendine bu kötülüğü yapma. Biliyorum elinde değil ama zamana ve zamanın gücüne inan. En güzel doktor odur. Tedavisi üzün sürüyor ama iyleştiremediği bir vaka yok. Ama sabır… Çok sabır. Bilakis her şeyin başı sabır. Neden sabır deme. Bir şeyleri güzelleştirmek ve düzeltmek, iyileştirmek için zamana, beklemeye ihtiyaç vardır.

Sizi Siz Yapan Hatalarınız

instagram sayfamız

About Tuğra Çakın

28.10.2000 tarihinde İstanbul'un Kartal ilçesinde doğdu. İlköğretimi Nihat Erim İlköğretim Okulunda, ortaöğretimi Hüseyin Saim Ekim Ortaokulunda, liseyi ise şimdiki adı ile Fatih Sultan Mehmet Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi'nde okudu. İlk kitabını (İnsanın Gelişmesi İçeriden Dışarıya Doğrudur) 16 Nisan 2018 yılında çıkaran genç yazar 14 Mayıs 2018 tarihinde ise Altın Kalem ödül töreninde deneme dalında ödüle layık görüldü. 12 Haziran 2018 tarihinde ilk kitabından gelen gelirlerin tamamını LÖSEV vakfına bağışta bulundu. Aynı yıl içerisinde Derleme kitap projelerinde yazılarıyla yer aldı. Bu projeler "Naftalin Kokulu Yıllar 90'lar / 90 Derece Aşk" ve "En İyi Dostum Sensin / Tüylerin Arasındaki Miras, Huzur" En İyi Dostum Sensin projesinden gelen gelirlerle hayvanların mama ve barınma ihtiyaçları için bağışta bulunuldu. 2019 Eylül ayının ilk haftasında ise ikinci kitabını (Yıkılmadık Yan Yattık) çıkartan genç yazar Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi'nde eğitim öğretim hayatını sürdürmektedir.