<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Güzin Tellioğlu, Author at Motivasyon Ruhu</title>
	<atom:link href="https://www.motivasyonruhu.net/author/guzin/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.motivasyonruhu.net/author/guzin/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 07 Mar 2022 17:48:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.1</generator>

<image>
	<url>https://www.motivasyonruhu.net/wp-content/uploads/logo-100x100.png</url>
	<title>Güzin Tellioğlu, Author at Motivasyon Ruhu</title>
	<link>https://www.motivasyonruhu.net/author/guzin/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Olumsuz İnsanlara Baş Edebilmek</title>
		<link>https://www.motivasyonruhu.net/hayatin-icinden/olumsuz-insanlara-bas-edebilmek/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=olumsuz-insanlara-bas-edebilmek</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Güzin Tellioğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Mar 2022 17:48:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayatın içinden]]></category>
		<category><![CDATA[olumsuz insan]]></category>
		<category><![CDATA[zor insan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.motivasyonruhu.net/?p=3804</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaşam için hepimizin enerjiye ihtiyacı vardır. Bu enerji bedensel olduğu kadar zihinsel olarak da önemli bir ihtiyaçtır. Bu bağlamda düşüncelerimiz çok güçlü birer enerji kaynağıdır. Ancak düşüncelerimizin olumlu yada olumsuz olması yaşam boyu bu enerjiyle nasıl hissedeceğimizin kilit noktasıdır. Bu</p>
<p>The post <a href="https://www.motivasyonruhu.net/hayatin-icinden/olumsuz-insanlara-bas-edebilmek/">Olumsuz İnsanlara Baş Edebilmek</a> appeared first on <a href="https://www.motivasyonruhu.net">Motivasyon Ruhu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Yaşam için hepimizin enerjiye ihtiyacı vardır. Bu enerji bedensel olduğu kadar zihinsel olarak da önemli bir ihtiyaçtır. Bu bağlamda düşüncelerimiz çok güçlü birer enerji kaynağıdır. Ancak düşüncelerimizin olumlu yada olumsuz olması yaşam boyu bu enerjiyle nasıl hissedeceğimizin kilit noktasıdır. Bu kilidi açan anahtarlardan biri de hiç şüphesiz çevremizdeki insanların düşünce tarzıdır. Çünkü insanın benliğini şekillendiren en büyük etken çevresidir. Peki ya çevremizdeki <strong>olumsuz insanlarla baş edebilmek</strong> için neler yapacağız?</p>



<h2 class="wp-block-heading">1)Daha Az Vakit Geçirin</h2>



<p class="has-text-align-left">Günümüz dünyasının zorlu yaşam şartları içerisinde uzun süre olumlu kalabilmek biraz çaba gerektirebilir. Durum böyle iken çevremizdeki olumsuz insanların üzerimizde oluşturdukları negatif etki ile baş etmekte durumu daha da zorlaşacaktır. Böyle insanlar hayatımızın her yerinde karşımıza çıkabilir. Okul, iş, aile yada arkadaş ortamı. Hepsi için bu insanlardan uzaklaşmamız mümkün olmayabilir. Ama imkanımız dahilinde çevremizi olabildiğince negatif insanlardan arındırmak, düşüncelerimizi de negatiflikten arındırmaya büyük ölçüde katkı sağlayacaktır.<br><br><em>Peki ya negatif insanlarla aynı ortamda yer almak zorunda olduğumuz durumlarda neler yapabiliriz? Gelin aşağıdaki diğer maddelere bir göz atalım.</em><br></p>



<h2 class="wp-block-heading">2)Kişisel Olarak Algılamayın<br></h2>



<p>Olumsuz insanlar sizinle değil kendileriyle savaş halindeler. Bu durum tam olarak onların içselleştirdikleri veya içselleştiremedikleriyle ilgili. Öncelikle bunun bilincinde olursanız bu insanlarla baş etmek için 1-0 öndesiniz demektir. Size karşı olan tavırlarını üstünüze almak yerine davranışlarını dikkatlice gözlemleyebilir, elinizde olan bir durumsa yardım edebilir, sizin imkanlarınızın dışında olan bir durumsa da bunun sizinle ilgili olmadığı farkındalığıyla kötü enerjiyi kendinizden uzak tutabilirsiniz.<br></p>



<h2 class="wp-block-heading">3) Anlamaya Çalışın</h2>



<p>Hayata gözlerini henüz açmış bir bebek düşünün. Karakteri, benliği, tutumu ne kadarda belirsiz. İnsanların kimliğiyaş aldıkça şekillenir. Dünyaya gözlerini açtığı yerde başlar şekillenmesi. Yaşadığı yer, büyüdüğü kültür, yetiştirildiği insanlar.. Hepsi birer malzemedir hayatında. Karakterini yoğururken hepsi birer birer etkendir. Bu yüzden şimdiki çoğu tutumu, elinde olmadan başkaları tarafından giydirilir insanın. Pek azımız kendi kendimize şekil verebilmenin yollarını keşfederiz. Bunu keşfedememiş insanları ise çoğunlukla yargılar, karakterinden ötürü yaftalarız. Böyle insanların da sonradan bu olumsuz tavrı huy edinmek zorunda bırakıldığı yaşam şartlarına karşı empati kurabilirsek, kişisel olarak algılamamamız gerektiğini bir kez daha hatırlayacak ve bu durumdan duyduğumuz rahatsızlığın ölçüsü de onları anlayabildiğimiz oranda azalacaktır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">4) Bakış Açısı Kazandırın</h2>



<p>Her ne kadar negatif enerji yayma konusunda ketum gözükseler de olumsuz insanlarda iç dünyalarında bu durumlarından hayli rahatsızlar. Size veya bir başkasına karşı söylediği düşünceler birşeylerin hep ters, yanlış ve olumsuz gideceğine karşı içten içe derin bir inanç beslediklerinin göstergesi. Olumsuzlukların gölgesinde kendilerini kaybetmişler belli ki.  Eğer nezaketle tavır alır, düşüncelerinizle onlara saygıyla ve içtenlikle ışık olabilirseniz bu karanlık gölgeden çıkmaları için belki küçük ama etkili bir adım attırabilirsiniz.<br></p>



<h2 class="wp-block-heading">5) Tartışmaya Girmeyin</h2>



<p>Negatif yaklaşımlarında ısrarcı olan insanlar bu durumu huy edinenlerdense eğer, onlarla tartışmaya girmeyin. Bu durum tartışmanın büyümesine ve hiçbir sonuca bağlanmamasına yol açacaktır. Çünkü negatif olmakta ısrar eden insanlar aynı zamanda oldukça inatçıdırlar. Sizin durumun aksini iddia etmekteki zorlayışınız, ortamı daha gergin bir atmosfere sokmaktan başka bir işe yaramayacaktır. Sarf ettiğiniz her kelime, daha güçlü negatif bir inançla size geri dönecek, sizdeki olumlu düşünceleri de emecek ve yok edecektir. Düşüncelerine saygı duymayı seçin ve o ortamdan uzaklaşın.</p>



<p><em>Dipnot: Matematiğin bir çok hayat tecrübesine ayna olduğunu biliyor muydunuz? Bunlardan biri de olumsuz insanlarla baş etmek. Nasıl mı? İşte formülü:</em></p>



<p>(+).(-) = (-) <strong>Negatif insanlarla</strong> tartışmayın, sonuç hep <strong>negatif </strong>olur.</p>



<p>(+)/(-)=(-) <strong>Negatif insanlar</strong> için kendinizi parçalamayın, sonuç hep <strong>negatif </strong>olur.</p>



<p>(+)-(-)= (+) <strong>Negatif insanları</strong> hayatınızdan çıkarın, böylece sonuç hep <strong>pozitif </strong>olur. 🙂</p>



<p></p>
<p>The post <a href="https://www.motivasyonruhu.net/hayatin-icinden/olumsuz-insanlara-bas-edebilmek/">Olumsuz İnsanlara Baş Edebilmek</a> appeared first on <a href="https://www.motivasyonruhu.net">Motivasyon Ruhu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Özgür Zihin</title>
		<link>https://www.motivasyonruhu.net/motivasyon/ozgur-zihin/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=ozgur-zihin</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Güzin Tellioğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Oct 2021 10:33:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Motivasyon]]></category>
		<category><![CDATA[algı]]></category>
		<category><![CDATA[algı yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[Hayatın içinden]]></category>
		<category><![CDATA[içsel motivasyon]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[özgür zihin]]></category>
		<category><![CDATA[özgürlük]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[sosyalmedya]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<category><![CDATA[zihin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://motivasyonruhu.net/?p=3624</guid>

					<description><![CDATA[<p>‘’Düşüncelerinizin kaçının kendinize ait olduğunu şöyle bir saysanız tek bir düşüncenin bile aslında size ait olmadığını görür şaşırırsınız.’’ der Osho. Tam da bu noktadan devam edeceğiz yazımıza. İçinde bulunduğumuz çağ eskilere nazaran bazı açılardan bizleri özgürleştirse de aslında zihinsel özgürlüğümüzü</p>
<p>The post <a href="https://www.motivasyonruhu.net/motivasyon/ozgur-zihin/">Özgür Zihin</a> appeared first on <a href="https://www.motivasyonruhu.net">Motivasyon Ruhu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>‘’Düşüncelerinizin kaçının kendinize ait olduğunu şöyle bir saysanız tek bir düşüncenin bile aslında size ait olmadığını görür şaşırırsınız.’’ der Osho. Tam da bu noktadan devam edeceğiz yazımıza.</p>



<p>İçinde bulunduğumuz çağ eskilere nazaran bazı açılardan bizleri özgürleştirse de aslında zihinsel özgürlüğümüzü elimizden çalan soğukkanlı bir hırsız diyebilir miyiz?</p>



<p>Bebeklik evresinden çıkıp artık çocukluk çağına geçmiş ve hayatımızın tamda en şiddetli keşif dönemlerinde olduğumuz o yaşlarımızı düşünelim. Ne kadarda açıktı algılarımız. Şimdilerde beş dakika daha uyuyabilmek için yalvardığımız ailemize o zamanlar uyumamak için ağlardık. Hayatı kaçırmamak için. Beş dakika daha yeni şeyler keşfedebilmek için…</p>



<p>Çocukluk dönemi akla gelince en çok oynanılan oyunlardan, ne kadar masum ve çok tatlı olduğumuzdan falan bahsedilir. Peki ya özgür zihinlerimizden?</p>



<p>Büyüdükçe çocukluktaki o henüz işlenmemiş, dayatlara esir düşmemiş saf zihnimizi kaybederiz. Kendi benliğimizden çıkan düşüncelerimiz içinde bulunduğumuz toplumun salt doğrularına ve yanlışlarına göre şekillenir. Toplumdan dışlanmak istemeyen benlik, bu doğrultuda genellemeler üzerine şekillenmeye başlar.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Misal-1 Güzellik Algısı</h2>



<p>Eğer bu toplumda güzel/yakışıklı bireyler olarak adlandırılmak istiyorsak pürüzsüz yüzler, ince beller, kaslı vücutlara sahip olmalıyız. Ancak bu doğrultuda toplumun güzellik algısına yaraşır bireyler olabiliriz.(!) Bu doğrultuda kendimizi sevebiliriz. Birçok kadının -ki toplum güzellik algısını en çok kadınlar üzerinde kullanır &#8211; kendisine çirkin olduğu söylendiği için özellikle görünüşünü en çok dikkat aldığı ergenlik döneminde intihara kalkıştığını biliyor musunuz? Şu an hayatta olan 7 milyar insanın tek bir parmak izi bile birbirinin aynı değilken bizlerden nasıl tekdüze olmamız beklenebilir ki?  Yüzbinlerce insan dayatılan güzellik standartlarına erişebilmek için ekonomiye can veriyor. Oysa bizi biz yapan yüzümüzdeki çizgiler, vücudumuzdaki izlerdir. Her birimiz bize özel farklılıklarımızla güzeliz.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Misal-2 Zeka Algısı</h2>



<p>Ülkemizde ne yazık ki zeka kavramı yalnızca sayısal zeka ile ilişkilendiriliyor. Matematik derslerinde başarılı olamayan, ekmek alırken para üstünü kafadan hesap edemeyen bir çocuk &nbsp;zeki sınıfına giremiyor. Eğer çok iyi bir sözel zekaya sahipse ya da resme, müziğe yeteneği &nbsp;falan varsa atın çöpe gitsin. Matematik iyi değilse bir işe yaramaz! Oysa sayısal zekanın yanında dilsel, ritmik, içsel, sosyal, kinestetik ve varoluşçu zeka türleri mevcut. Her birinin ayrı üstün yetenek ve becerileri &nbsp;var. Bize dayatılan bu zeka algısı yüzünden kendini zeki olmadığına inandırmış bir çok insan, bir çok genç, &nbsp;tazecik beyinlerini doğru yönde geliştirebilecekken şuan özgüven eksikliği yaşayan ve muhtemelen her gün başarısızlıklarına isyan eden bir birey olarak gününü doldurmakla meşgul.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Misal-3 Yaşamın Gerisinde Kalma Algısı</h2>



<p>İyi bir lise şart.</p>



<p>Üniversiteyi kazandın mı? Bu sene olmadı mı? Seneye hangi bölüm?</p>



<p>Mezuniyet ne zaman? İş buldun mu iş? Sırtını devlete dayamadan rahat edemezsin.</p>



<p>Düğün ne zaman? Gelin/Damat ne iş yapıyor? Onlar ev almış siz?</p>



<p>Çocuk yok mu çocuk=n ?</p>



<p>n+1 ne zaman?  n+2? </p>



<p>Peki ya  (nx(n+1) /2)²x(½$#@%)?   Ve dahası sizin bütün denklemlerinizi boş küme haline getirebilir. Aman dikkat!</p>



<p>En sarsılmaz dediğim insanların bile bu konular üzerinde nasıl manipüle edilebildiğine tanıklık ettiğimden beri konunun önemini vurgularım. Çevremiz kendini bu konularda aşabilmiş insanlarla dolu olsa bile ne yazık ki hayata geç kalmışlık hissini üzerimizden savmak o kadar kolay olmayabilir. Bunun birçok sebebi olsa da en yaygın sebeplerinden bir tanesi sosyal medya. Sosyal medya üzerinden kusursuz gösterilen hayatlar, kartpostalı andıran filtreli manzaralar, Leyla ile Mecnuna, Ferhat ile Şirine taş çıkartan aşklar ve bizde olmazsa olmayacağını sandığımız, almazsak eksik kalacağımız tonlarca ürün.</p>



<p>Tüm bunlar bizim dışımızdaki her şeyin mükemmel olduğunu, bir şeylerden hep mahrum kaldığımızı, bizim neden bu kusursuz yaşamı hak etmediğimizi, yoksa kötü bir insan mı olduğumuzu sorgulamamıza yol açıyor. Yaşamın gerisinde kalmışlık hissini lanse ediyor. Sanki koşsak ta hiçbir zaman yakalayamayacağımız bir trenin peşinden gider gibi. Oysa koşmayı bırakıp şöyle bir yavaşlamalı insan. Yarışmayı değil yaşamayı seçmeli. Kendi hayatını kovalamadan yaşamın ona sunduklarına kucak açmalı.</p>



<p>Hayat bir dengeden ibaret. Kimsenin hayatı ne yazık ki algılatılan kadar mutlu ve kusursuz değil ve yine kimsenin hayatı da sadece zorluk ve acılardan ibaret değil. Hayatın kendisi bir denge. Herkesin inişleri çıkışları, yaşamın ona sundukları, alabildiği nefesin süresi, gülebildiği günlerin sayısı farklıdır. Bu yüzden kimseyle kendimizi kıyaslayamayız. Bunun için tüm şartların eşit olması gerekir öyle değil mi? Bu da mümkün olamayacağına göre bu hayattaki tek sağlıklı karşılaştırma dün ki biz ile bugün ki biz arasındadır.</p>



<p>O halde hala nefes aldığımızı hissedebiliyorken kendi kendimizi eğiterek zihnimizi özgür bırakalım. Kendimiz olalım. Dış dünyadan gelen kuru ot ve dikenlerden arındırıp bizi biz yapan düşünceler ekelim zihnimize. Onları yeşertip büyütelim ve gelecek nesillere rengarenk çiçekler sunalım.</p>
<p>The post <a href="https://www.motivasyonruhu.net/motivasyon/ozgur-zihin/">Özgür Zihin</a> appeared first on <a href="https://www.motivasyonruhu.net">Motivasyon Ruhu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şimdiyi Yaşamak</title>
		<link>https://www.motivasyonruhu.net/farkindalik/simdiyi-yasamak/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=simdiyi-yasamak</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Güzin Tellioğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Apr 2021 16:39:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[Anı yaşamak]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[bilinç]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[kendini tanıma]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[odaklan]]></category>
		<category><![CDATA[Odaklanmak]]></category>
		<category><![CDATA[özfarkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[Şimdi]]></category>
		<category><![CDATA[Şimdiyi yaşamak]]></category>
		<category><![CDATA[verimli ders]]></category>
		<category><![CDATA[verimli iş]]></category>
		<category><![CDATA[verimlilik]]></category>
		<category><![CDATA[zaman yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[zamanı yönetmek]]></category>
		<category><![CDATA[zamanı yönetmenin yolları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://motivasyonruhu.net/?p=3484</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayatınızda en güçlü olduğunuz an hangisidir? Elbette ‘’şimdi’’ dir. Çünkü sadece şuan hayatınızın gidişatınızı değiştirme imkanınız elinizde. Ne geçmiş, ne gelecek değil ‘’şimdi’’de. Ne kadar süre anda odaklı kalabiliyoruz?&#160; Aklımız ya geçmişte, ya hayallerde ya da bizi oyalayan sayısız meşguliyetlerde.</p>
<p>The post <a href="https://www.motivasyonruhu.net/farkindalik/simdiyi-yasamak/">Şimdiyi Yaşamak</a> appeared first on <a href="https://www.motivasyonruhu.net">Motivasyon Ruhu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Hayatınızda en güçlü olduğunuz an hangisidir? Elbette ‘’şimdi’’ dir. Çünkü sadece şuan hayatınızın gidişatınızı değiştirme imkanınız elinizde. Ne geçmiş, ne gelecek değil ‘’şimdi’’de.</p>



<p>Ne kadar süre anda odaklı kalabiliyoruz?&nbsp; Aklımız ya geçmişte, ya hayallerde ya da bizi oyalayan sayısız meşguliyetlerde. Sizde bu durumdan muzdaripseniz gelin kendimize bir iyilik yapalım ve şuanda kalmayı öğrenelim. İşte bunun için bazı çözüm teknikleri;</p>



<h2 class="wp-block-heading">1) Gününüzü Planlayın</h2>



<p>Plan yapmadan başarılı işler ortaya çıkartabilir misiniz? Basit yaşıyorsanız belki mümkün. Ama büyük yaşayacaksanız bu imkansızdır. En büyük işler mutlaka detaylı planlarla ortaya çıkar. Çünkü plan belirsizliği ortadan kaldırır, zamandan ve enerjiden tasarruf sağlar.</p>



<h2 class="wp-block-heading">2) Bilincinizi Genişletin</h2>



<p>Descartes’in ‘’Düşünüyorum, öyleyse varım.’’ sözünü pek çok kişinin duyduğunu varsayıyorum. Bu söz tam da bilinçle ilgili. Kendinizi gözlemleyin. Hayatınızdaki kişileri, rolleri, sorumlulukları, yaptıklarınızı gözden geçirin. Benlik bilinciniz daima açık olsun. Kendinizi ne kadar görebilir, duyabilir ve hissedebilirseniz bilinciniz o denli açık olacaktır. Ancak bilincinizi ne kadar çok işe, olaya, duruma bölerseniz algınız da o kadar kapanacaktır ve Descartes’in yıllar yılı bilinen sözü ‘’Düşünüyorum öyleyse varım; üşeniyorum, öyleyse yarın.’’ olarak evrilecektir. 🙂 O halde daha bilinçli hale gelmek, şuanda şimdiki tek bir işe odaklanmakla mümkündür.</p>



<h2 class="wp-block-heading">3) Bölünmeyi Engelleyin</h2>



<p>Bölünme şimdiyi verimli yaşamanın önündeki en büyük engeldir. Sizi işinizden neler alıkoyabilir bir düşünün. Bulaşıkların yıkanması mı? Son teslim tarihi yaklaşan ödeviniz mi? Telefonunuza gelen bildirim mi? Yoksa paylaştığınız story nin kaç kez, kimler tarafından görüntülendiği merakı mı?</p>



<p>Tam odaklanmışken yeni bir işle ilgilenmek için ara verirseniz dikkatinizi kaybedersiniz. Her defasında yarım kalan başka bir işe yönelir ve gün sonunda hiçbir işi tamamlayamadan yeni bir güne geçmiş olmanın verdiği vicdan azabıyla uykuya dalarsınız.</p>



<p>Üzerinde çalıştığınız iş sırasında aklınıza gelen diğer yapılması gereken işleri not alın. Zihnime güveniyorum diyorsanız başka. Ancak zihninizi daha önemli işlere odaklamak varken neden böyle ayrıntılarla doldurasınız ki. Bırakın kağıt ve kalem ya da akıllı telefon uygulamaları sizin için bu görevi yerine getirsin.</p>



<p>Daha iyi odaklanmanın bir yolu da zamanlayarak çalışmaktır. Buda yine planlı olmakla ilişkili aslında. Planlarınızı ayrıntılı yapın. O işe kaç dakika zaman ayıracağınızı, sonrasında kaç dakika zihninizi dinlendireceğinizi ve tekrar işe geri döneceğinizi planlayın. Etkili çalışma teknikleri ile daha iyi odaklanmak kolayca mümkün. Bu tekniklerle ilgili bloğumuzdaki diğer yazılara göz atabilirsiniz.</p>



<h2 class="wp-block-heading">4) Oyalayıcılara Direnin</h2>



<p>Günde kaç saatinizi işinize, kaç saatinizi işinize yaramayacak meşguliyetlere ayırdığınızı hiç analiz ettiniz mi? İşte size küçük bir öneri: 1 gününüzü tam ve ayrıntılı olarak yaptığınız en ufak işleri de dahil etmek üzere bir kağıda yazın ve kronometreyi çalıştırın. Ölçüm değerlerinizi de yazdığınız işlerin karşısına ekleyin. Günü tamamladıktan sonra harcadığınız zamanın ne kadarının gerekli, ne kadarının oyalayıcı işler olduğunun farkına varacaksınız. Hatta bir yüzdelik bile çıkartabilirsiniz. Bunu yapmaya üşeniyorum diyenler varsa aramızda, hiç değilse sosyal medyada ne kadar zaman harcadığını kolaylıkla inceleyebilir. En popüler sosyal medya platformlarından biri olan İnstagram’ın böyle bir özelliği var. Ayarlar&gt;Hesap&gt;Hareketlerin&gt;Süre bölümünden bakarak günde kaç saat vakit harcağınızı gördüğünüzde sosyal medyanın hayatımızda kapladığı alana eminim şaşıracaksınız. Ek olarak aynı bölümde bir günde, sizin önceden belirleyeceğiniz süre kadar vakit geçirdiğinizde size uyarı verecek bir hatırlatma özelliği de mevcut. Yeterki siz isteyin.</p>



<p>Araştırma yapacaksınız; çay, kahve, atıştırmalık, masayı düzenleme, kağıt, kalem derken hoop bir arkadaşınız çat kapı geliyor, ya da mesaj atıyor. Hayatınızda pek çok kere bu vb. durumlarla karşı karşıya kalmışsınızdır. Bazı insanların anlamlı hedefleri yoktur ve canları sıkıldığı için sizinle laflayarak vakit doldurmak isterler. Elbette ki arkadaşların buna benzer iyilikleri arkadaşlık sorumluluğundan gelir. Ancak bu ihtiyaç kimsenin zamanını öldürmeye yol açmamalı, gerektiği kadar ve doğru zamanlamada bir araya gelinmeli. Burada ‘’hayır’’ demeyi öğrenmeniz gerekiyor. Karşı tarafı inciteceğinizi düşünmekte haklı olabilirsiniz. Ancak emin olun ki gerçek arkadaş sizin için önemli olanı sizden önce düşünecektir.</p>



<p>Hayat kısacık ve yapacak işleriniz çok. Bu hayatta keşfetmenizi bekleyen sayısız güzellik var. Hırslanmayın, fakat soluksuz kalmadan şu ana odaklanarak hızlanın. Sizleri sonsuzluk ufkunun maceraları bekliyor!</p>
<p>The post <a href="https://www.motivasyonruhu.net/farkindalik/simdiyi-yasamak/">Şimdiyi Yaşamak</a> appeared first on <a href="https://www.motivasyonruhu.net">Motivasyon Ruhu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
